Propolis, bal yapan arıların değişik bitki kısımlarından (yaprak, gövde, tomurcuk) topladıkları içerisinde reçine barındıran bileşene balmumu adı verilen maddeyi karıştırarak elde ettikleri arı ürünüdür. Propolis arıların kovan ve kolonileri korumak için kullandığı bir maddedir. Örnek verecek olursak kovanda bulunan çatlakların tamiri, içeride bulunan gereksiz atıkların mumyalanması ve yuvaların steril olması gibi sebepler olabilir.
Propolisin antimikrobiyal bir özelliği vardır. Bu özellik sebebiyle mikroorganizma gelişimini engellemiş olur.Propolis ilaç, kozmetik ve gıda sanayisinde kullanılmaktadır. Yapılan bir çok analiz ve çalışmalarda sağlığa faydası olduğu gözlenmiştir. Ayrıca takviye edici bir gıda olmasıda gözden kaçmamalıdır. Günümüzde yaşanan pandemi yüzünden de insanlar bağışıklık sistemlerinin artması için satın almıştır. Tabi ki yemek için propolisi direk olarak tüketemeyiz.Kovandan çıkartılan propolis ham haldedir. Tüketim için başlangıç olarak propolisden balmumu ve bilinmeyen diğer maddeleri çıkartmalıyız ve özütleme işlemi yapmalıyız. Bu işlemin doğru ve sağlıklı yapılabilmesi için özütleme metodunda kullanılacak çözücü madde çok önemlidir. Çünkü çıkan son üründeki biyoaktif bileşenler ve kalitesi, uygulanan metot ve çözücü maddeden doğrudan etkilenir.
Propolis içeren takviye edici gıdalarda çözücü madde olarak su, gliserol, propilen glikol ve bazı bitkisel yağlar gibi çözücü maddeler kullanılır. Bu gıda takviyeli maddeleri alırken kabındaki içindekiler kısmını iyi okumalıyız. Mesela ham olan propolisi çözücü olarak etil alkolle çözdükten sonra, yüzde yüz saf olan propolis içinde çözücü madde olarak su kullanılmışsa; gıda takviyeli propolislerin etiketinde ‘’su bazlı’’ ibaresi geçmelidir. Tabi ki etil alkolde kullanıldığı için özütleme de etil alkol kullanılmıştır denilmelidir.
PROPOLİSİN İÇERİĞİ
Propolis içeriği hasat zamanına ve bitki kaynağına göre farklılık gösterir. İçerisinde %300’den fazla bileşik mevcuttur. Genel anlamıyla %50’si reçine, %30’ balmumu, %10’u aromatik yağlar, %5’i polen, %5’i aminoasit ve diğer bileşenlerden mevcuttur. Farmakolojik açıdan en önemli bileşikler fenolikler, aromatik bileşenler ve flavanoidleridir. Bu bileşikler antibakteriyal özelliğe sahiptir. Propolisin fonksiyonel özelliğinden sorumlu ve en etkili bileşenler fenolik bileşenlerdir. İlaç sektöründe fenolik bileşenlerin antimikrobiyal özelliği kullanılmaktadır. Propolisin içeriğinde A, B1, B2, B3, B5, B6, C ve E vitaminleri bulunmaktadır. Propolis ek olarak karoten (A vit.) açısından zengindir.
PROPOLİSİN SAĞLIK AÇISINDAN ETKİSİ
- Propolisin içersindeki tüm bileşenler bir olduğundan daha etkilidir. Bu bileşenlerin tek başına bu kadar etkili olduğu görülmemiştir.
- Propolisin kadın hastalıklarına, solunum sistemine, sinir sistemine, diş eti hastalıklarına, kbb (kulak, burun, boğaz) hastalıklarına ve daha birçok rahatsızlığa çok iyi geldiği gözlemlenmiştir.
- Cilt bakımına fayda sağlamaktadır. Vücutta yara olan yerlerimizi çabuk iyileştirir.
- Bağışıklık sistemimizi güçlendirir.
- Propolisin tümör hücrelerinin gelişimine önleyici etkisi vardır. Bu yüzden kanser hastalığının önüne geçmektedir.
- Propolis ilaç olarak görülmemelidir. Günlük yaşantımızda kullandığımız ek bir gıda olarak tüketmeliyiz. Bu durumda günlük dozunu ve içeriğini iyi bilmemiz gerekmektedir.
- Propolisi satın alırken bakanlık onaylı olması ve fenolik bileşen oranlarının yüksek olmasına dikkat etmeliyiz.
- Helal sertikası olan propolis ürünlerini tüketebiliriz.
Gıda kategorisinde bulunan diğer makalelerimizi de okumanızı tavsiye ederiz!



