2020 yılının başlarında ortaya çıkan korona ve sonrasındaki süreç ekonomik temel kalkınma politikalarının önemini bir kez daha göstermiştir. Adım adım dünyaya yayılan ve adeta hayatı kilitleyen pandemi, bir bakıma da ülkelerin ekonomik tahlillerini ortaya çıkartmıştır.

Amerika gibi süper güç olarak algılanan bir ülke dahi pandemi ile olan savaşın ekonomik kanadında adeta yenilgiyi kabul etmiş ve her ne pahasına olursa olsun üretim sürecinin devam ettirip, ekonomisini ayakta tutmaya çalışmıştır. Çin gibi, Rusya gibi dışa bağımlılığı sınırlı ve öz kaynakları güçlü ülkeler ise halen en az kayıpla bu süreci geçiriyor. Peki Amerika gibi bir süper gücü dahi bu konuma sokan ekonomik yanlışlar neydi?

   Hayek’in de söylediği gibi, özgürlük ve hukuk, refah düzeyinin en temel yapı taşlarıdır. Hukukun üstünlüğünün sağlanamadığı, bireysel ve ticari özgürlüklerin kısıtlı olduğu toplumlarda sürdürülebilir refahtan söz edilemez.

   Yavaş büyüyen ekonomisi, giderek artan işsizlik ve belirsizlik ortamı, Amerikan ekonomisini çok daha büyük bir çıkmaza sürüklemektedir. Tarihinde neredeyse hiç olmadığı kadar finansal bir krizin içinde olan süper güç, yaptığı tüm atılımlara rağmen ekonomik iyileşmeyi bir türlü yakalayamamaktadır. Bu zorlu sürecin sebeplerine bakıldığında, en önemli hususun, Amerikan mevcut hükümetinin uyguladığı ekonomi politikaları ve ekonomik özgürlük ilkelerinden giderek uzaklaşması olduğu görülür.

   Burada ekonomik özgürlük ile kast ettiğimiz: insanların neyi üreteceğine, neyi satın alacağına, nerede çalışacağına ve başkalarına nasıl yardımcı olacağına karar vermede özgür olmak demektir. Fakat dönem dönem dünya üzerindeki birçok ülkede de görülebildiği üzere, Amerikan hükümeti de üretim ve ticaret özgürlüklerine müdahale etmekte ve çoğu zaman uyguladıkları ambargolar ile durumu içinden çıkılmaz bir hale getirmektedirler. Oysaki  geçmişte Amerikan ekonomisinin yukarıda bahsettiğimiz ekonomik özgürlük ilkelerine bağlı kalması ekonomilerini büyütmüş ve dışarıdan birçok göçün gelmesine sebep olmuştur.

   Özgür bir ülkedeki koşulları, keyfi bir hükümet yönetimi ve hükümetin getirdiği politikaların sonucunu bu son dönemde çok daha keskin bir şekilde görmekteyiz.

   Ülkemizdeki duruma bakıldığında, ihracatın ithalatı karşılama oranın halen çok düşük olması, büyük oranda dışa bağımlılık en büyük problem olarak karşımıza çıkmakta. Otomotiv sektöründen gıda sektörüne kadar ithalatını yaptığımız tüm ürünlerin, mevcut menşei ülkelerdeki üretiminin sekteye uğramasından dolayı ülkemize girdi maliyetleri artmış ve halkın alım gücü daha da düşmüştür.

Bu süreçte arz gittikçe azalmış; fakat talep sabit kalmış veya kimi sektörlerde artmıştır. Bu da kimi tüketim malzemelerinde kara borsaya dahi sebep olmuştur. Hızlı tüketim ve teknolojik ürünlerde büyük ölçüde dışa bağımlı olan ülkemizde, talebi karşılayamayan arz, aynı zamanda Türk Lirasının döviz karşısında değer kaybetmesine de neden olmuştur.

İlgili bakanlıkların sektörel bazdaki bu yaraları kapatma çalışmaları da istenen sonuca ulaşamamıştır. Örneğin tarımsal üretime büyük önem verilmiş, özellikle pandemi süreci boyunca içeride de yaşanabilecek bir arz sıkıntısına karşı her bir karış toprağın ekilmesi tavsiye edilmiş; fakat çiftçi her karış toprağı ekmesine rağmen, mazot, gübre ve ilaç  gibi girdileri dışardan aldığı için dövize yenik düşmüş, dolayısıyla da yüksek üretim maliyetleri satış rakamlarıyla neredeyse kafa kafaya gelmiş ve üretici para kazanamamıştır.

   Dünya ülkelerine bakıldığında, bu süreci ekonomik açıdan en sıkıntısız atlatan ülke, pandeminin de ilk olarak çıktığı yer olan Çin olmuştur. Çin’in bu denli hafif atlatmasının en temel sebebi şüphesiz kendi kendine yetebilen  ve öz kaynakları güçlü sayılı ülkelerden birisi olmasıdır. En basit gıda ürünlerinden en kompleks teknolojik yapılara kadar üretmenin, kendi kendine yetebilmenin önemini her gün daha çok anlayan yöneticilerimiz bu bağlamda bir çok atılım yapmaya devam etmektedir. Umarız kısa zamanda ekonomik olarak tam bağımsız, kendine yetebilen bir ülke olmak ümidiyle…

Kaynak

www.forbes.com

T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı

Ekonomi kategorisinde bulunan diğer makaleleri de okumanızı tavsiye ederiz!