SpaceX Şirketi ve Starlink Projesi

SpaceX Şirketi ve Starlink Projesi

SpaceX

SpaceX, merkezi Amerika olan ve 2002 yılında Elon Musk tarafından kurulmuş bir uzay taşımacılığı şirketidir. En baştaki amacı uzay taşımacılığındaki maliyetleri düşürmek ve tekrar kullanılabilir uzay araçlarını üretmek olan şirket, bu amaç doğrultusunda uzaya çeşitli malzemelerin tedariğini sağladı ve farklı firmalar için uzaya uydu gönderimi yaptı. Bu süreçleri kendi ürettiği roketler ile yönetti. (Falcon 9, Falcon Heavy, Dragon, Starship)

Elon Musk ile yapılan röportajlar doğrultusunda onun insanlara Mars’ta yaşam sağlamak ve oraya giderek orada ölmek istediğini söyleyebiliriz. Bu doğrultuda da eğer Mars’a gidilebilecek ise Mars ve Dünya arasında da bir iletişim sisteminin geliştirilmesi gerektiğini söylemektedir. Aslına bakacak olursak SpaceX şirketini kurma sebeplerinden birisini de hepimize hayal gibi gelen bu hedefini gerçekleştirmek için attığı bir adım olarak görebiliriz.

SpaceX’ in başardığı işler ve aldığı ünvanlar şu şekilde sıralanabilir :

  • 28 Eylül 2008: Özel sektör tarafından finanse edilen ve yörüngeye ulaşabilen ilk sıvı yakıtlı roketi uzaya gönderdi. (Falcon 1)
  • 9 Aralık 2010: Bir uzay aracını uzaya fırlatan, yörüngeye oturtan ve bu uzay aracını başarılı bir şekilde Dünya’ya geri getirebilen ilk özel sektör şirketi oldu. (Dragon)
  • 25 Mayıs 2012: Uluslararası Uzay İstasyonuna bir uzay aracı yollayan ilk özel sektör şirketi oldu. (Dragon)
  • 3 Aralık 2013: SES-8 uydusunun fırlatılışı, SpaceX’ in yer eş zamanlı yörünge’ye ilk teslimatı oldu.
  • 30 Mayıs 2020: Uluslararası Uzay İstasyonuna Crew Dragon’u yollayarak insanlı bir görev gerçekleştiren ilk özel şirket oldu.

SpaceX, bunların dışında şuanda da devam eden projesi Starlink üzerinde çalışmaktadır.

Starlink

SpaceX şirketinin yürüttüğü bir proje olan Starlink, uydular ile internet erişimi sağlamak üzere inşa edilmiş ve uydulardan oluşturulan yeni bir takımyıldızıdır. Bu projenin amacı Dünya’nın en ücra köşelerinde bile fiber optik kablo bağlantısı olmaksızın herkese uydular aracılığıyla ucuz ve hızlı internet erişimi sağlayabilmektir. Yeryüzünde bulunan istasyonlar ile birlikte çalışacak olan bu sistem, seri olarak üretilebilen binlerce hatta on binlerce küçük uydudan oluşacak. SpaceX bu uydular ile internet erişimi sağlamasının yanı sıra göndereceği bazı uyduları keşif ve bilim amaçlı kullanmayı planlıyor.

  • 2018 yılında SpaceX şirketi bu proje kapsamında, uydu test uçuşu yapmak için iki tane prototip ile uzaya uydu göndermeye başladı.
  • 2019 Mayıs ayında ise ilk büyük çaplı konuşlandırma için 60 adet küçük uydu barındıran Falcon 9 roketi ile ikinci test uyduları setini göndermiş oldu.
  • 2020 itibariyle de her ay 60 adet uydu göndermeyi hedefledi.

Bu süreç tamamlandığında ise Dünya’yı çevreleyen 42.000 tane uydunun olması hedefleniyor.

Gönderilen uydular yeryüzünden 550- 1550 km uzaklıkta bulunan yörüngelere yerleştiriliyor. Buradaki farklılık ise bugüne kadar gönderilen uydulardan daha yakında olmalarıdır. Bu da internet hızındaki gecikme süresini azaltmak için planlanmıştır.

Proje tamamlandığında gönderilmiş olan tüm uydular Dünya ile iletişim kurmanın yanı sıra kendi aralarında da ultra yüksek hızlı lazer ışıkları ile iletişim kurabilecekler. SpaceX uyduların kendi arasındaki iletişimi hakkında henüz teknik bir döküman yayınlamamış olsa da projenin sunumunda bu konudan bahsetmiştir.

Projede Oluşabilecek Sorunlar

Starlink projesi henüz tamamlanmamasına rağmen bilim insanlarına göre bazı sorunlar oluşturacak gibi gözüküyor. Bu sorunların başında uzaydaki çöplük oluşumu ve gök bilimi alanında oluşturacağı etkiler geliyor.

Uzayda oluşacak çöplüğü engellemek amacıyla şirket tarafından alınan önlemler olmuştur. Görevi biten uydunun, üzerinde bulunan motor yardımı ile alçalması sağlanacaktır. Ayrıca bozulan uydular da alçak yörüngede olacağı için 4-5 yıl içinde kendi kendilerine atmosfere girerek ve kendilerini yakarak yok edebilecekler. 2019 Mayıs ayında gönderilen 60 adet uydunun %95’i, Kasım ayından itibaren yollanan tüm uyduların da %100’ü atmosferde yanarak imha olabilecek şekilde tasarlanmıştır.

Astronomi için ise en büyük sıkıntı gönderilen uyduların oluşturduğu ışık kirliliğidir. Bu sorun aynı zamanda uzay gözlemcilerini ve astrofotoğraf sanatçılarını etkilemektedir. Şuanda bile direkt olarak gözükebilen Starlink uydu treni, proje tamamlandığında çok daha fazla ışık kirliliğine sebep olacaktır. Projeyi yürüten SpaceX şirketi bu durumu öngörememiş ve aslında uyduların bu kadar görünür olacaklarını da tahmin etmediklerini açıklamıştır. Bunun için özel bir boya kullanarak ve uyduların güneş panellerinin açılarını değiştirerek görünürlüklerini azaltacaklarını söylemişlerdir. Bu konudaki çalışmaları hala devam etmektedir.

Proje tamamlandığında internet erişiminin nasıl sağlanacağı ve bunun ücretlendirilmesi hakkında bir bilgi verilmemiştir. İnternet erişimi için modem benzeri bir cihazın olacağı öngörülmektedir. Kaliteli ve ucuz internet erişimi sağlamayı hedefleyen şirket, henüz bu konular ile ilgili bir açıklama yapmamıştır.

2020 yılında uydudan internet erişimine sahip olacak ilk ülkeler Amerika ve Kanada olarak belirlenmiştir. Fakat bu proje tüm Dünya’ya ulaştığında bazı ülkelerdeki internet ve sosyal medya kullanımı kısıtlandırılması sebebiyle ülkeler arasında tartışmaya sebep olacağı düşünülüyor.


Teknoloji kategorisindeki diğer makaleleri da okumanızı tavsiye ederiz!

Beğen  3
Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir